Ev Kuşunun Vazgeçilmezi: Yeni Başlayanlar İçin Kahve

17 Kasım 2019 1 Yazar: admin

Bir kahvenin kırk yıl hatırı var diyorlar ya, külliyen yalan. Sözü yumurtlayan atanın zamanında kahve az bulunan bir nesneydi muhtemelen, ta Yemen’den geliyordu, pahalıydı herhalde. Otlakçılık için böyle bir kulp bulmuş olmalı. Şimdi öyle mi ya? Hepimizin evinde damak tadına göre, marka marka, çeşit çeşit kahve var artık; her köşe başında bir kahve dükkanı. Seç beğen al. Artık kimliğimizi, diğerlerinden farkımızı, ne kadar seçkin bir kişi olduğumuzu seçimlerimiz belirliyor; kahve için de durum bu. Latte, yetmez az sütlü, yetmez laktozsuz, o da yetmez, azıcık da karamelli… Detaylar bizi biz yapıyor, kendimizi iyi hissettiriyor; kapitalizm sen nelere kadirsin.

Kahve evde yaşamın vazgeçilmezi; sabah kahvesi var, sigaraya eşlik edeni var, bazen ayılmak bazen uyumamak için içileni var, misafire ikram edileni var; kahvaltı sözcüğü bile ordan geliyor: kahve altı, sözü bulan nasıl bir tiryakiyse artık. Tiryakilere kahveyi anlatmaya gerek yok, hele hele kahve konusunu iyice sofistike hale getirmiş uzmanlar için söyleyeceklerim epey yavan kalacak. Yine de evde kahve olayına yeni başlayanlar için bazı önerilerde bulunmak istiyorum.

Kahve belki de en evrensel içecek, dünyanın her yerinde farklı yöntemlerle, işleniyor, pişiriliyor, tüketiliyor. Ayrıca kahvenin her toplumda bir tarihi, bir kültürü, bir işlevi, bir seremonisi de var. Misal bizdeki kız isteme. Kahve deyip geçme yani, kendisi bayağı bir şahsiyet. Ancak her türde olduğu gibi kahvede de şahsiyeti bozuk olanlara rastlanıyor. Örneğin neskafe; biliyorsunuz neskafe aslında bir marka, ancak memleket henüz kapitalizmde çağ atlamamışken bize geldiğinden ve tek tabanca olduğundan, bütün granül kahveler için neskafe tabiri kullanılıyor. Size tavsiyem neskafeyi dışlamanız, kapıdan sokmamanız, yolda selam bile vermemeniz, kendi karanlığıyla başbaşa bırakmanız. Evet hazırlaması kolay biliyorum, zamanında benim de uzun süreli bir birlikteliğim oldu, ancak zararı kolaylığından çok daha büyük; ne kadar süt koysanız da fayda vermez. Yavaş yavaş, için için, sinsice öldürür. Vazgeçin.

Hemen telaşlanmayın; neskafeyi terk ettiniz diye kahvesiz kalmadınız, elinizde sizi mutlu edecek, keyif verecek, üstelik bazı bilimsel çalışmaların söylediği gibi ölçülü tüketildiğinde yararlı da olabilecek harika seçenekler var. Buradaki püf nokta telve diye tabir ettiğimiz kahve posasını doğrudan vücuda almamanız, sadece suyunu içmeniz. Bunun için en bilinen yöntem kahvenin filtre edilmesi. Filtre kahve için üretilmiş makineler olduğu gibi, ‘French Press’ (French Kiss’le karıştırmayalım sonra sıkıntı olur) ya da geleneksel kaynatma yöntemleri de kullanılabilir. Her bardak için bir çorba kaşığı kahve (yaklaşık 6 gram) ve suyun aşırı kaynar olmaması lezzetli bir kahve için yeterli olacaktır.

Ülkemizde en geçerli olan kahve şekli ise elbette Türk kahvesi. Her eve lazım; yaş, cinsiyet, dil, din, ırk, ortam tanımayan, her zaman geçerli; tatlı, minyon, çıtı pıtı biri kendisi, adeta ailemizden biri. Ancak biraz da narin ve kırılgan. Sevgi istiyor, emek istiyor. İlle de cezve istiyor, elden ele gezmeyen bir cezve. Çekirdeğin ince çekilmiş olmasını istiyor. Fazla bekletilmeye gelemiyor, hemen küsüyor, bayatlıyor. Ehil ellerde pişirilmek istiyor, fazla karıştırılmaya, yüksek ısıya dayanamıyor. Ama hakkını da verirseniz size keyif vermekle kalmıyor, fal bile bakıyor. Size Türk kahvesi konusundaki tavsiyem, fazla sıcakken içmemeniz, çok bekletip soğutmamanız, telvesine dokunmamanız. Bir de pişirirken çeneye dalmayın, taşar.

Gün içinde çok fazla kahve tüketenler için Türk kahvesinden ziyade filtre kahve daha uygun olabilir. Hem miktaren fazla, hem de sürekli pişirme derdi yok, makinede sizi istenilen sıcaklıkta bekeleyebiliyor. Yine de en iyi kahve taze kahvedir, hatırlatayım.

Evde kahve konusunu daha ileri boyutlara taşımış ev kuşları da var. Espresso benzeri makine kahveleri artık mutfakları süslüyor. Ancak bunların hem makineleri hem de kullanılan malzemeler epeyce pahalı. Başlangıç için tavsiye etmem, canınız çekiyorsa çıkın dışarıda için. Unutmayın iyi kahve, lezzet, sağlık ve bütçe dengesini en verimli kullanan kahvedir.

Ziyade olsun.