Evdeki Kabus: Sivrisinekle Başa Çıkma Sanatı

12 Aralık 2019 0 Yazar: admin

Aralık ortası geldi hala sivrisinek. Bu mahluk her türlü ortama, iklime, koşula uyum sağlama becerisine sahip, doğrusu takdir etmemek elde değil. Bana öyle geliyor ki, sivrisinek dünya kurulduğundan beri neslini sürdüren tek canlı olabilir; dağ gibi dinozorlar, taş gibi mamutlar dayanamadı bu kahpe dünyaya, bu hala koloniler halinde ayakta, gerçek bir Survivor. İnanın Nuh bile almamıştır bunu gemiye, ama o yılmadan, bıkmadan, usanmadan hayatta kalmayı başarmıştır; belki de o intikam duygusuyla saldırıyor insan ırkına, neme lazım kimseyi ötekileştirmemek lazım, ne de olsa gün gelir hesap döner.

Malumunuz sivrisinek hepimizin kabusu, ama benim bu hayvanat üzerinde özel bir cazibem var; artık neyim tatlı geliyor bilmiyorum, ordunun içinde olsam, gelir beni bulur. Düşünün, gözünüzden uyku akıyor, yatağa sere serpe uzanmışsınız, tam tatlı bir rüyaya dalacaksınız, fakat heyhat… Bilirsiniz o hüzünlü sesi, sanki sizi soktuğu için özür diliyor pezevenk. Ben de ne yapayım, yıllar içinde sivrisinekle mücadeleyi epey ileriye taşıdım, kendime has yöntemler geliştirdim, bu konuda uzmanlaştım diyebilirim. Dişe diş, kana kan… El mi yaman, bey mi yaman? Konunun bütün insanlık için kanayan bir yara olduğunu düşünerek, bazı tecrübelerimi sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Öncelikle bilmeniz gereken şu: sivrisineğin kökünü kurutamazsınız, bunu unutun. O hep varoldu, hep varolacak. Bir yolunu bulup evinize sızacak, öfkeye kapılmak size bir şey kazandırmaz. Önemli olan onu nasıl yok edeceğinizi bilmek, o yüzden sakin olun, duruma uygun yöntemi seçip hızlıca uygulamaya geçin. Kapıya pencereye tel takmak, ışık açmamak gibi bazı önleyici tedbirler elbette mümkün, ancak bunlar sadece sayıyı azaltmaya yarar, sorunu bütünüyle ortadan kaldırmaz. Hele ki, filitleme, prize ilaç takma, vücut losyonları kullanma gibi kimyasal çözümlere başvurmanızı hiç tavsiye etmem; ne de olsa kent bilinçli insanlarız, bunların astarının yüzünde zararlı olduğunu hepimiz biliyoruz.

İşte size patenti bende olan bazı usüller:

Kızılderili Taktiği: Zafere ulaşmak için düşmanı iyi tanımak şarttır. Sivrisinek görmez, kördür; bu eksiğini olağanüstü bir hissetme duyusuyla telafi eder. O yüzden sivrisineğe dilediğiniz kadar yaklaşabilirsiniz, ancak hiç hissettirmeden, bir kızılderili gibi sabırlı, yavaş, neredeyse hareketsiz… Acele etmeyin, konduğu yere göre, ister iki avucunuzun içinde hapsederek, ister tek elinizi cepheden üstüne basarak, ya da ulaşmakta zorlanıyorsanız bir gazete marifetiyle, mümkün olduğunca yaklaşın, yeterli yakınlığı sağladığınızda tepesine binin. Kuşkusuz bu yöntem bir el hassasiyeti gerektirir, onu da zamanla, deneye yanıla kazanırsınız. Unutmayın, beyaz adamın ateş çubuğu varsa, sizin de manitunuz var.

Akrobatik Yanaşım: Her zaman şanslı olmayabilirsiniz, sivrisinek hem zeki hem de çeviktir, ahlaksızdır o ayrı, sakın aklınızdan çıkarmayın. Eğer konuşlandığı yer ulaşmakta zorlanacağınız, tavan, korniş, davlumbaz gibi bir bölgeyse, esnek ve akrobatik olmanız gerekir. Böyle bir pozisyonda, koltuk, sandalye ya da tezgah gibi bir yere çıkmanız, vücudunuzu farklı şekillere sokmanız gerekebilir. Düşmanı ürkütüp kaçırmadan, vaziyetinizi alın, ayaklarınızı sağlam basın, dengenize özen gösterin, zira ellerinizi kullanmanız gerektiğinden düşme olasılığınız yüksektir, aman dikkat. Bir sivrisinek için çanak yakmaya değmez.

Rüzgarlama: Diyelim ki kapalı bir mekanda sivrisinek olduğunu tespit ettiniz fakat nerde olduğunu bulamıyorsunuz. Sivrisinek iyi kamufle olur, hareket bitene kadar da yerinden kıpırdamaz. Onu bulunduğu yerden çıkarmak gerekir. Bunun için büyük hareketlere ihtiyacınız var. Elinizi, kolunuzu, muhtelif organlarınızı, gerekiyorsa bir örtü ya da gazete kullanarak, sağa sola, yukarı aşağı savurun; perdeleri dürtün, koltukları eşeleyin, etrafa rüzgar yapın. Yerinden çıktığı anda gözünüzle, hiç kaybetmeden uygun bir yere konana kadar takip edin. Burada püf noktası, başınızı ani hareketlerle çevirmeniz gerekebileceğinden, baş dönmesi, damar damar üstüne binmesi ya da allah göstermesin boyun çıkması riskidir, dikkati elden bırakmayın. Ne de olsa her şeyin başı sağlık, bu yüzden heder olanları biliyorum.

Karanlıkta Dans: Sivrisinekle mücadelede en zorlayıcı durum, karanlıkta, özellikle yattıktan sonra ortaya çıkmasıdır. Bu halde kulağınızın dibinde sesini duyar duymaz hemen ışığı yakmanız gerekir; başucunuzda çabucak ulaşabileceğiniz bir ışık kaynağı bulundurun. Işık yanar yanmaz şaşalayıp anında konacaktır; hemencik baş üstünüze denk gelen duvara bakın, genellikle oradadır, pek şaşmaz. Eğer öyleyse kızılderili taktiğini uygulayın, değilse ışığı kapatıp yine kulağınıza gelmesini bekleyin. Unutmayın, bu iş karanlıkta dansa benzer, sabır ve dikkat gerektirir.

Son Çıkış: Hiç olmadı, mücadele edecek gücünüz kalmadı, uyumanız lazım, o zaman her yerinizi örtün; ağzınıza denk gelecek küçük bir bölümden hava kanalı bırakmayı ihmal etmeyin yoksa nefes alamazsınız. Bu yöntem yaz gecelerinde bunaltıcı, aşırıcı terletici olacaktır, ben tamamen soyunarak örtünmeyi, yüzüme de bir tişört kapatmayı tercih ediyorum, siz de kendi yolunuzu bulun. Sesine engel olunamıyor ancak bir süre uçup sokacak yer bulamayınca gidiyor, sabredin. Artık hiç olmadı, açılıp saçılın, bırakın soksun, yalnız uyarayım tabanınızı ısırırsa çok yakıyor, ayaklarınızı kapatmanızı tavsiye ederim.

Hepinize sivrisineksiz, huzurlu geceler dilerim.