Evden Çıkmamak İçin 5 Garantili Bahane

22 Ocak 2020 0 Yazar: admin

Ev kuşları için evden çıkmaktan daha fenası evden çıkmaya zorlanmaktır; “n’apıyorsun evde” sorusu adeta küfür gibidir, kavgada söylenmez, hakaretin dik alasıdır, ancak peşinden “hadi çık dışarı” emir kipi geliyorsa işte o zaman gardı almak, silahları kuşanmak, sıkı bir muharebeye hazır olmak gerekir. Hele ki karşınızdaki laftan anlamaz, inanmış, çetin ceviz bir gezentiyse, işinizin iyice çetrefilli olacağı kesindir; bu yüzden önleminizi baştan almak, bu tür münasebetsiz durumlara karşı önceden hazırlıklı olmak evcil olmanın bir gereğidir, sonradan faka basar, birden kendinizi sokakta bulursunuz, hatırlatayım.

Kimse eşini, dostunu, ailesini hele hele manitasını kırmak, üzmek, küse yazdırmak istemez, vicdan sahibi, merhametli insanlarız ne de olsa. Bundan sebep, muhattabınızla gereksiz çekişmeye girmek, atarlanmak, münakaşa etmek, kavgaya tutuşmak yerine beyaz yalanlara başvurmak, geçerli mazeretler üretmek daha barışçıl sonuçlar verecektir. Aniden bastıran, beklenmedik evden çıkma tekliflerine karşı yedeğinizde farklı alternatiflere uygun bahaneler bulunması bu bakımdan son derece önem taşır. Unutmayın, bahane ev kuşunun can simididir, acil durumlarda kırılacak camdır; ancak gereksiz kullanımlarda cezası büyük olur, uyandırayım.

Bu konuların kitabını yazmış ancak henüz basmaya gönüllü bir yayınevi bulamamış bir evcimen olarak, sizler için çeşitli durumlara cuk oturacak beş garantili bahane önereceğim. Yine de baştan söyleyeyim, her yalan zincirleme etkiler yaratır, hale ve kişiye göre değişkenlik gösterir, ikna kabiliyeti ve inandırıcılık esastır, pratik zeka ve doğaçlama yeteneği ise olmazsa olmazdır, hazırlıklı olun. Ayrıca sürekli bahane üretmek adınızın çıkmasını, yatsıya kadar yanacak bir muma sahip olmanızı da beraberinde getirebilir; mütemadiyen bahane bulmayın, özellikle aynı kişilere aynı bahaneyle gitmek sizi kör kuyularda merdivensiz bırakacaktır, hafızanızı sağlam tutun. Sonra kepaze olursunuz, aman diyeyim.

Kendimi İyi Hissetmiyorum: Her dem geçerli, her duruma uygun, kökleşik, ancak klasik bir hale geldiğinden bir o kadar da bayat, kabak tadı vermiş, inandırması zor bir bahane. Peşinden muhakkak “neyin var” bileşik sorusu geleceği için, iş, eş, ruh durumunuza ya da saate, mevsime veya memleket haline uygun bir yanıt bulundurmanızı beraberinde getirir, yan basmayın. Bu bahanenin “hastayım” biçiminde bir çeşitlemesi de mümkün elbette; yine de ben tercih etmiyorum, zira karşınızdakini telaşlandırma, koşarak eve gelmesine yol açma, doktor, hastane gibi lüzumsuz anacıl tepkilere sebebiyet verme ihtimali yüksek, tavsiye etmem.

Ocakta Yemeğim Var: Özellikle ev hanımları için nesillerdir kullanılan, kadim ama ideal bir bahane; bilhassa “hadi hemen” kalıbıyla başlayan kısa vadeli evden çıkma teklifleri için son derece mütenasip. Onu asıl kullanışlı hale getiren çürütülme ihtimalinin epey zayıf olması; peşinden “ne yemeği” ya da düşük olasılıkla “kapat gel” karşılıkları gelebilirse de, kemik kaynatma, güveçte kuru fasülye gibi uzun zaman isteyen ocak işleriyle kolaylıkla karşılanabilecek bir yapıya sahip. Karşınızdaki lafazan bir tipse, fasülyenin kötü, pırasanın kart çıktığından şikayet ederek mevzuyu gargaraya getirebilirsiniz. Ancak unutmayın bu yöntem sadece gündüz saatleri için geçerli olabilir, gerçi bu da az bir şey değil, gece için bahane bulmak daha kolay ne de olsa.

Usta Gelecek Hala Bekliyorum: Bu memlekette ustadan yana herkes dertli olduğundan, her zaman geçer akçe, şahane bir bahane; büyük olasılıkla konuşmanın devamı usta gıybetine döneceği için, sizi yan yalanlara mecbur bırakmayacak, sorunu tereyağından kıl çeker gibi çözmenizi sağlayacaktır. Çok çok “ne ustası” sorusunu peşi sıra getirebilir; buna karşılık olayı fazla büyütecek tamir işlerinden kaçının, beyaz eşya, kalorifer peteği, internet, rezervuar gibi gündelik, sıradan, derme çatma işler işinizi rahatlıkla görecektir. Ayrıca bir süre sonra gelebilecek müteakip aramalar için de “hala gelmedi” kalıbı kurtarıcınız olarak bir kenarda duracaktır.

Bir Misafirim Var: Yurdum insanı misafire değer verir, söz konusu misafir oldu mu akan sular durur, misafire mahçup olmak büyük yıkımdır; bu yüzden herkesin anlayışla karşılayacağı, üstelik sohbeti fazla uzatmaktan kaçınacağı, güzel bir bahane. Yalnız oldukça riskli olduğunu söylemeliyim, çünkü bahane olmaktan yalan olmaya evrilen bir durumu var, hepimiz biliyoruz ki evde misafir yok. “Kim” sorusu bu bahanede kaçınılmazdır; mutlaka muhatabınızın tanımadığı, tanıma ihtimalinin de olmadığı, dış kapının mandalı bir tip bulmanız gerekir, nitekim yalan tesadüfleri sever, birdenbire karşılaşıverirler mazallah. Küçük bir olasılık da olsa, sizi arayan çat kapı eve gelirse, “aaa az önce çıktı” cümlesini ve lavaboda birkaç kirli bardağı hazır bulundurmakta yarar var.

Kapat Ben Seni Arayacağım: Çok zor durumlarda başvurulabilecek, girift, zincirleme, oldukça ustalık gerektiren bir bahane, bahanenin de ötesinde kuyruklu yalan. Ancak çok sıkkın, sıkışık, sıkboğaz durumlarda el atın; sık sık kullanmanızı kesinlikle önermem. Size zaman kazandırma, belki günü kurtarma özelliğine sahip bir acil durum kredisine sahip olduğu su götürmez olsa da, karşınızdakinde bir merak duygusu yaratacak, ikincil bir aramayı gerekli kılacak, dolayısıyla ek yalanları beraberinde getirecektir. Samimi olduğunuz kişilerde çabucak iş görür, sonrasında “aaa seni arayacaktım değil mi, tamamen aklımdan çıkmış” nihai yalanıyla sonuçlandırmak da mümkündür. Yine de küslüğe yol açma ihtimali yüksek, temkinli olun.

Bahaneniz bol, gününüz hoş olsun; şen kalın, esen kalın, evde kalın.